Madde 18.1
İkiyüzlüler ve ruhsal açıdan yenilenmemiş diğer kimseler, kendilerini sahte umutlar ve benliğe dayalı varsayımlarla aldatarak, Tanrı’dan yana olduklarını ve kurtulduklarını ileri sürerler. Onların varsayımları kendileriy…
Madde 18.2
Bu kesinlik, yanılabilir bir umut üzerine temellendirilmiş basit bir varsayıma ve ihtimale dayalı bir inanç değildir; fakat bu kesinlik kurtuluş vaatlerinin tanrısal gerçekliğiyle, vaatlerin sahiplerine verilmiş lütuflar…
Madde 18.3
Bu mutlak güvence imanın özüne ait değildir, ancak gerçek bir imanlı bu güvenceye paydaş olmadan önce uzun bir süre bekleyebilir ve birçok güçlükle karşılaşabilir. Fakat Ruh, Tanrı tarafından karşılıksız olarak verilmiş …
Madde 18.4
Gerçek imanlıların kurtuluş güvenceleri çeşitli sebeplerden dolayı sarsılabilir, azalabilir ve saptırılabilir: bunlar, imanı korumayı göz ardı etmekten dolayı, belirli bir günahı işlemeye devam etmekten kaynaklanır, ki b…