Westminster Uzun Katekizmi

Lütuf Araçları · 154-175

154.

Mesih'in aracılığının yararlarını bize ilettiği dışsal araçlar nelerdir?

Mesih'in aracılığının yararlarını kilisesine ilettiği dışsal ve olağan araçlar, O'nun, seçilmişlerinin kurtuluşları için etkin olan kutsal hükümleridir; özellikle Kelam, sakramentler ve duadır.

Kanıt:


155.

Kelam, kurtuluş için nasıl etkin kılınır?

Tanrı'nın Ruhu, Kelamı okunmasını, özellikle de Kelam'ın vaaz edilmesini kurtuluş için şöyle etkin kılar: günahkarları aydınlatarak, ikna edip ve alçaltarak onlara kendilerini inkâr ettirip ve Mesih'e çekerek; onları kendi benzeyişine dönüştürüp ve kendi iradesine boyun eğdirerek; ayartmalara ve yozlaşmalara karşı dayanmaları için onları güçlendirerek; onları lütufta bina edip ve kurtuluşa erişmek üzere iman yoluyla yüreklerini kutsallık ve rahatlık içinde yerleştirerek etkin kılar.

Kanıt:


156.

Tanrı'nın Kelamı herkes tarafından okunmalı mı?

Herkesin, Kelamı cemaate alenen okumasına izin verilmese de her türden insan onu kendi başına ve aileleriyle birlikte okumakla yükümlüdür: zira bu amaçla, Kutsal Yazılar orijinalinden, yerel dillere tercüme edilmelidir.

Kanıt:


157.

Tanrı'nın Kelamı nasıl okunmalıdır?

Kutsal Yazılar büyük bir saygınlık ve hürmetle; Tanrı'nın gerçek Kelamı olduğuna dair kesin bir inançla ve anlayışımızı yalnızca O'nun açacağına ilişkin kanaatle; Tanrı'nın Kelamında açıkladığı iradesini bilme, inanma ve itaat etme arzusuyla; özenle, konuya ve kapsamlarına dikkat ederek; derin düşünce, uygulama, özveri ve dua ile okunmalıdır.

Kanıt:


158.

Tanrı'nın Kelamı kimin aracılığıyla vaaz edilmelidir?

Tanrı'nın Kelamı, yalnızca yeterince becerikli ve aynı zamanda usulüne uygun olarak onaylanıp, bu göreve çağrılmış kişiler tarafından vaaz edilmelidir.

Kanıt:


159.

Tanrı'nın Kelamı, kendisine çağrılanlar tarafından nasıl vaaz edilmelidir?

Kelam hizmetinde çalışmaya çağrılanlar, sağlam öğretiyi zaman uygun olsun veya olmasın, özenle; açık bir şekilde, insanın bilgeliğinin çekici sözlerinde değil, Ruh'un ve gücün sergilenmesiyle; sadık bir şekilde, Tanrı'nın tüm isteğini bildirerek; bilgece, kendilerini dinleyicilerin gereksinimlerine ve kapasitelerine uygun kılarak; gayretle, Tanrı'ya ve halkına karşı olan coşkun sevgiyle; içtenlikle, O'nun yüceliğini ve onların ruhsal dönüşümünü, eğitimini ve kurtuluşunu hedefleyerek vaaz etmelidirler.

Kanıt:


160.

Vaaz edilen Kelamı işitenlerden ne beklenir?

Vaaz edilen Kelamı işitenlerden, ona gayret, hazırlık ve dua ile dinlemeleri; işittiklerini Kutsal Yazılar ışığında sorgulamaları; hakikati, Tanrı'nın Sözü olarak imanla, sevgiyle, uysallıkla ve zihnen hazır olarak kabul etmeleri; derin derin düşünüp tartışmaları; onu yüreklerinde saklamaları ve meyvesini hayatlarında göstermeleri beklenir.

Kanıt:


161.

Sakramentler kurtuluş araçları olarak nasıl etkin kılınırlar?

Sakramentler kurtuluş araçları olarak, kendilerinde var olan herhangi bir güçle veya onları uygulayan kişinin dindarlığından veya niyetinden kaynaklanan herhangi bir erdemle değil, ancak yalnızca Kutsal Ruh'un çalışmasıyla ve onları yürürlüğe koymuş olan Mesih'in kutsamasıyla etkin kılınırlar.

Kanıt:


162.

Sakrament nedir?

Sakrament, lütuf antlaşmasına dahil olanlara, aracılığının yararlarını belirtmek, mühürlemek ve sergilemek; imanlarını ve diğer tüm lütuflarını güçlendirmek ve artırmak; onları itaate bağlı kılmak; birbirlerine olan sevgilerini ve paydaşlıklarını ifade etmek ve devam ettirmek; ve onları bunlara sahip olmayanlardan ayırt etmek için Mesih tarafından kilisesinde yürürlüğe konan kutsal bir hükümdür.

Kanıt:


163.

Sakramentin kısımları nelerdir?

Sakramentin iki kısmı vardır; biri, Mesih'in kendi belirlemesine göre kullanılan, dışsal ve duyu organlarıyla algılanabilen bir işaret; diğeri ise içsel ve ruhsal bir lütuftur.

Kanıt:


164.

Mesih, Yeni Antlaşma altında kilisesinde kaç tane sakrament tayin etmiştir?

Mesih, Yeni Antlaşma altında kilisesine yalnızca iki sakrament tayin etmiştir; bunlar Vaftiz ve Rabbin Sofrasıdır.

Kanıt:


165.

Vaftiz nedir?

Vaftiz, Mesih'in, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adına suyla yıkanmanın, kendisine aşılamanın, kanıyla günahların bağışlanmasının ve Ruhu ile yenilenmenin; oğulluğa alınmanın ve sonsuz yaşama kavuşmak üzere dirilmenin bir işareti ve mührü olmak üzere buyurduğu ve bu sayede vaftiz edilen taraflar gerçekten de gözle görünür kiliseye kabul edildiği ve Rabbin antlaşmasına tamamen ve yalnızca Rabbe ait olmak üzere açık bir şekilde beyan ederek dahil oldukları Yeni Antlaşma sakramentidir.

Kanıt:


166.

Vaftiz kimlere uygulamalıdır?

Gözle görünen kilisenin dışındaki ve antlaşma vaatlerine yabancı kimseler, Mesih'e olan imanlarını ve itaatlerin ikrar etmedikçe vaftiz edilmemelidirler; ancak, Mesih'e imanlarını ve itaatlerini ikrar eden her iki ebeveyne veya yalnızca birine ait olan bebekler antlaşmaya dahildirler ve dolayısıyla vaftiz edilmelidirler.

Kanıt:


167.

Vaftizimiz, bizim tarafımızdan nasıl güçlendirilebilir?

Vaftizimizi geliştirmek gibi gerekli ama çok ihmal edilen bir görevi, hayatımız boyunca, özellikle de ayartılma zamanında ve başkalarına vaftizi uygularken orada bulunduğumuzda yerine getirmeliyiz; ve Mesih'in bunu hangi amaçlar için tayin ettiğini, bununla sağlanan ve mühürlenen imtiyazları ve faydaları ve bu konuda ettiğimiz nihai yemini ciddi ve müteşekkir bir şekilde düşünerek; Günahkâr kirlenmişliğimiz, vaftiz lütfundan yoksun kalışımız ve buna aykırı davranışlarımız ve yükümlülüklerimiz için alçakgönüllülük göstererek; Günahların bağışlanmasının ve bu kutsal törende bize mühürlenen diğer tüm kutsamaların güvencesine erişerek; Vaftiz edildiğimiz Mesih'in ölümünden ve dirilişinden güç alarak günahı yok edip lütfu canlandırırız; ve imanla yaşamaya gayret ederek, isimlerini Mesih'e teslim etmiş olanlar gibi kutsallık ve doğruluk içinde konuşmaya özen göstererek; ve aynı Ruh tarafından tek bir bedende vaftiz edilmiş olarak kardeşçe sevgi içinde yürüyerek güçlendiririz.

Kanıt:


168.

Rabbin Sofrası nedir?

Rabbin Sofrası, Yeni Antlaşma'nın bir sakramentidir; bu sayede, İsa Mesih'in buyruğu esas alınarak ekmek ve şarap alıp vermekle, O'nun ölümü ilan edilir; ve ondan almaya layık olanlar, O'nun bedeninden ve kanından beslenirler ve böylece ruhsal gıdalarını alır, :-; Rom. :. lütufta büyürler; O'nunla sahip oldukları birlik ve paydaşlıklarını tasdik ederler; aynı gizemli bedenin üyeleri olarak şükranlarını, Tanrı'ya bağlılıklarını ve birbirleriyle olan karşılıklı sevgilerine ve kardeşliklerine tanıklık eder ve bunları yenilerler.

Kanıt:


169.

Mesih, Rabbin Sofrası sakramentinde, ekmek ve şarabın nasıl alınıp verilmesini buyurdu?

Mesih, Kelamının hizmetkarlarını, Rabbin Sofrası sakramentini uygulayıcıları olarak, tayin, şükran ve dua sözleriyle ekmeği ve şarabı ortak kullanımdan ayırmak üzere belirlemiştir; Kelam hizmetkarları, ekmeği alıp bölmek ve hem ekmeği hem de şarabı cemaate vermelidirler: cemaat de aynı tayinle, Mesih'in bedeninin bölünüp verildiğini ve kanının onlar için döküldüğünü şükranla anarak, ekmeği alıp yemeli ve şarabı içmelidirler.

Kanıt:


170.

Rabbin Sofrasına uygun bir şekilde katılanlar Mesih’in bedeninden ve kanından nasıl beslenirler?

Mesih'in bedeni ve kanı maddesel veya bedensel bir biçimde Rabbin Sofrasındaki ekmek ve şarabın içinde, yanında veya altında mevcut olmasalar da bu sakrament, dışsal duyu organlarında algılanabildiğinden daha az gerçek veya gerçek dışı bir şekilde değil ancak tamamen ruhsal olarak bu sakramenti alan kişinin imanında mevcuttur; Rabbin Sofrası sakramentine layık bir şekilde paydaş olanlar, orada Mesih'in bedeni ve kanıyla, bedensel ve dünyevi bir şekilde değil, ruhsal bir şekilde beslenirler; yine de gerçekten ve mutlak bir biçimde, onlar, imanla çarmıha gerilmiş Mesih'i ve ölümünün tüm faydalarını alıyor ve kendilerine uygulayarak beslenirler.

Kanıt:


171.

Rabbin Sofrası sakramentini alanlar [sofraya gelmeden] önce kendilerini buna nasıl hazırlamalıdırlar?

Rabbin Sofrası sakramentini alanlar sofraya gelmeden önce kendilerini sınayarak, Mesih'teki varlıklarını, günahlarını ve isteklerini inceleyerek; gerçekliklerinin ve bilgilerinin, imanlarının, tövbelerinin ölçüsünü; Tanrı'ya ve kardeşlere karşı olan sevgilerini, tüm insanlara karşı hayırseverliklerinin, kendilerine yanlış yapanları bağışlamalayıp; Mesih'in yoluna yeni itaatlerine olan arzularını sınayarak; ve bu lütufların uygulanmasını yenileyerek ciddi bir şekilde düşünerek ve gayretle dua ederek hazırlamalıdırlar.

Kanıt:


172.

Mesih’e ait olduğundan veya gerekli hazırlığı yaptığından kuşku duyan biri Rabbin Sofrasına katılabilir mi?

Mesih’e ait olduğundan veya Rabbin Sofrasına yaklaşmak için gerekli hazırlığı yatığından kuşku duyan kişi, henüz emin olmamasına rağmen, gerçekten de Mesih'te olabilir; eğer bu kişi Mesih'te var olma arzusunda samimi ve kötülükten uzak durma arzusuna sahip ise ve Rabbin Sofrasına katılma konusunda endişeli ise Tanrı'nın gözünde o, Mesih'tedir; bu durumda (vaatler verildiğine ve bu sakrament, zayıf ve şüpheci Hıristiyanların bile rahatlaması için tayin edildiğine göre) o, imansızlığına hayıflanmalı ve şüphelerinin çözümlenmesi için çaba sarf etmelidir; ve böyle yaparak, daha da güçlenebilmesi için Rabbin Sofrasına gelebilir ve gelmelidir.

Kanıt:


173.

İmanı ikrar eden ve Rabbin Sofrasına gelmeyi arzulayan kişi Sofradan uzak tutulabilir mi?

Bilgisiz ve utanılacak davranışta bulunan kimseler, imanlarını ikrar etmelerine ve Rabbin Sofrasına gelmeyi arzulamalarına rağmen, Mesih'in kilisesine bahşettiği güç sayesinde, tövbe etmedikçe ve tövbelerine yaraşır meyveler vermedikçe bu sakramentten uzak tutulabilir ve tutulmalıdır.

Kanıt:


174.

Rabbin Sofrası’na katılanlardan sakramentin uygulanışı sırasında ne talep edilir?

Rabbin Sofrası sakramentini alacak olan kimselerden, sakramentin uygulanışı sırasında, tüm kutsal hürmet ve özenle Tanrı'ya odaklanmaları, sakramental unsurları ve eylemleri dikkatlice gözlemlemeleri, Rabbin bedenini dikkatlice gözetlemeleri ve O'nun ölümü ve acıları üzerinde sevgiyle derin derin düşünmeleri ve böylece kendilerini yargılamada ve günahtan dolayı kederlenmekte; Mesih'e karşı samimi bir açlık ve susuzluk hissetmede ve imanla O'ndan beslenerek, O'nun doluluğunu alarak, erdemlerine güvenerek, sevgisinde coşarak, lütfundan dolayı şükrederek; Tanrı'yla olan antlaşmalarını ve tüm kutsallara olan sevgilerini yenilemeleri talep edilir.

Kanıt:


175.

Rabbin Sofrası sakramentini kabul ettikten sonra Hristiyanlara düşen görev nedir?

Rabbin Sofrası sakramentini kabul ettikten sonra Hristiyanlara düşen görev, bu konuda nasıl davrandıklarını ve hangi başarıyı elde ettiklerini ciddi olarak düşünmektir; bir şevk ve teselli bulurlarsa, bunun için Tanrı'ya şükretmeli, devamını dilemeli, kötü yola sapmamak için dikkatli olmalı, adaklarını yerine getirmeli ve kendilerini bu buyruğa sık sık uymaya teşvik etmelidirler: ancak şayet hali hazırda bir fayda bulmazlarsa sakramente hazırlanmalarını ve davranışlarını daha fazla gözden geçirmelidirler; her iki durumda da eğer kendilerini Tanrı'ya ve kendi vicdanlarına razı edebilirlerse, bunun meyvesini zamanı gelinceye dek beklemelidirler: ancak, herhangi birinde başarısız olduklarını görürlerse, alçakgönüllü olmalı ve artık daha fazla özen ve gayretle devam etmelidirler.

Kanıt:

Okuma deneyiminizi kişiselleştirin

Kayıt olarak not alabilir, okuma planı takip edebilir ve önemli yerlerin üstünü işaretleyebilirsiniz.

Yazı Boyutu

Genişlik

Tema